<- :: Sonraki Sayfa ->

19/4/2007

Güzelliğin..

 

 

Ne kadar güzelsin bir bilebilsen
Bir tebessüm ile ğüldügün zaman
Aşkım ne yücedir anlayabilsen
Dudakların ile yazdığın zaman

Her zaman ğülersin bilsen bunları
Dünyama şaçtığın mutlulukları
Bende doldurduğun tüm boşlukları
Herşeyim fedadır yazdığın zaman

Gözlerinde akar hasas duyğular
Aktıgı yerleri yakar buğular
Kavuşmaya sanki dua okurlar
Bİnlerce kez ölürüm yazdığın zaman

Ne kadar ğüzelsin bir bile bilsen
Bir tebessüm ile ğüldügün zaman
Aşkım ne yücedir anlayabilsen
Dudaklaın ile yazdığın zaman .

6/4/2007

Sende yaz!

HERKESIN SOYLEYECEGI BIR ŞEY OLURYA HANİ SEVDİĞİNE YADA NEFRETİNE İŞTE O YAZILARINIZI BEKLIYORUM KISA UZUN SACMA FARKETMEZ YORUM SEKLINDE YAZABILIRSINIZ

1/4/2007

Sil gözünün yalnızlıklarını...

 

 

Sil gözünün yalnızlıklarını

O an fısılda duvarlara adımı

Bin bıçak var sırtımda

biniyle de adaşsın

Her biri hayran sana

 

Yaşları tutmadım ağlamak istedim senden başka olmadı kimse derdimi söylemek istemedim sana sendin her zaman yanımdaydın oysa anlamadığın bir tek şey var sen benim olmadın hıç bi zaman nedendir hala gözyaşı bende durmadan akıyor sensiz her gece hüzün bulutu kapladı içimi bu benim değildi ikimizin seçimi sölemem seni sevdiğimi bir defa denedim elime ne geçti günlerim gecelerden farksız benim yalnızlığıma çare mi aradım üzerime gelenler olabilirdi kalbimi senin için boş bırakmıştım şimdi koskoca bir boşluk var yanımdaysa tek bir dostum durmadan içerim geceler yoldaş buzları eriten aşkım gardaş oldu ve gözlerim bunun için doldu yaşları görünce bana neden sordu ne bahane bulsam yutturamam ki söylesem belli onu kaybederim korkuyorum artık yaklaşamıyorum uzak yollardan bir medet umdum belki kaçar unuturum diyordum unutmak kolay değil bunu biliyordum son sözü söylemem cesaret edemem belli ki başlamadan kaybedicem bu oyunu yazanıma gözyaşı dökerek sitem edi

1/4/2007

Seni Özlemek Geldi İçimden

Seni Özlemek Geldi İçimden

Seni özlemek geldi içimden
Çocukluğumu özler gibi
Babamın eve gelişini gözler gibi
Sobanın üzerinde kızarmış ekmek
Çaydanlıkta tıkırdayan çay
İçmek geldi seni içimden
Oh çekerek yudum yudum
Ağlamak geldi içimden
Hüngür hıçkırık çocukça
Hiç neden olmasa bile
Türlü kaprisler yaparak sana...
Karanlıktan korktum da yine
Yatağında uyumak istedim
Sokulup kedi gibi koynuna
Sıcaklığını duymak istedim
Haydi evcilik oyna benimle
Çamurdan köfteler yap bana
Bu yaramaz bebeğine
Ninniler söyle dizinde
Haydi çocuk gibi davran bana
Hiç olmadığım kadar çocukça
Çocukluğuma ver bütün bunları
Farzet ki -
Çocukça aşık olmak geldi içimden...

1/4/2007

Öperken Koklamayı Senden Öğrendim

 

 

Öperken Koklamayı ‘Senden’ Öğrendim!




Ben, ‘koklanmayı’ senden öğrendim;
Ve de koklamayı! ..

Ben, koklamayı; senin koklamalarından öğrendim…

Ben, seni duymayı; beni dinleyişinden öğrendim…
Ben, seni görmeyi; bana bakışından öğrendim…
Ben, sana dokunmayı; bana dokunuşundan öğrendim…
Ve ben…
Ben, öperken koklamayı;
Öperken beni koklayışından öğrendim…

Ben, öperken koklamayı,
Senden öğrendim! ..

Sen, yüreği kıpır kıpır denizlere kokuyordun…
Sen, yeşil yansımış bahar göklerine kokuyordun…
Ve sen;
Yıkanmak üzere olan toprağa kokuyordun aslında.
Sen, “sana” kokuyordun; bana bulanmış…
Sen, sana kokuyordun, “bana” karışık!..
Güzelliğini hiç bilmez olur muyum;
Toz olup ufalanışını, kuruyan terinden arta kalan tuzun!..
Saçının dibinde yaşayan son damlanın, bulaşıp dudağıma;
Parlamasını yâren bir yıldız gibi…
Bilmez olur muyum tuzunun güzelliğini?..

Ben, yaprak yaprak açılmayı ve yaprak yaprak okşanmayı senden öğrendim…
Ben, koklanmayı…
Ve öperken koklamayı senden öğrendim!

Ben, seni duymayı; beni dinleyişinden öğrendim…
Ben, seni görmeyi; bana bakışından öğrendim…
Ben, sana dokunmayı; bana dokunuşundan öğrendim…
Ve ben…
Ben, öperken koklamayı;
Öperken beni koklayışından öğrendim.

Ben, öperken koklamayı,
Senden öğrendim!..

1/4/2007

Sen Yoksun..

 

 

Caddelerde sisli, puslu bir kış ikindisi. Ağaçlarda salkım salkım eski zamanlardan kalma anılar... Yapraklarda yere düşmeye hazırlanan yağmur damlaları...Bir yaprak kıpırdıyor işte,gümüşi bir damla usulca yere düşüyor.Sen sanki,yaprakların arasından bana müzipçe gülüyorsun.Beni her zaman şaşırtırsın zaten.Beni her zaman güldürmeyi bilirsin. Farkına bile varmadan bir şarkı dökülüyor dudaklarımdan ''Caddelerde rüzgar,Aklımda aşk var''.


Rüzgar keskin ıslığı ile şarkıma eşlik ediyor. İstasyon caddesi'nin tenhalığı nedense ilk defa içime dokunuyor. Arabaya binsem ve birlikte gezdiğimiz yerlere gitsem, evimde şiirler okuyarak telefonunu beklesem, telefonunun gelmediği zaman seni başka yerde arasam. Sonra sen gelsen yanıma yine ''Seviyorum'' desen, ben yine senin gözlerinde sonsuzluğa mahkum edilen aşkımı görsem.Ayrıca şarkılar gerçek oldu bu kez.''Caddelerde Rüzgar,Aklımda Aşk Var''..



Yalnızım, üşüyorum, özlediğimse çok uzaklarda. Bahçeme melekler yağıyor, hepsi de tanıdık. Senden doğan, gözlerinde hayat bulan, bizi koruyan, kollayan ve en önemlisi ikimizi bir araya getiren melekler... son kez yine seninle gezmiştik oraları. Sen kim bilir belki de, uzakta bir kıtanın, uzak bir şehrindesin şimdi..



Benimse her şeyim aynı. Geceleri bodrum katlarına yağmur daha çok yağıyormuş, bugünlerde bir tek bunu öğrendim. Bir de geceleri daha uzun sanki, itmek bilmiyor. Bana anlatmak için neler biriktirdin içinde? Benim sana anlatacağım yeni bir şeyler yok. Dedim ya, her şey aynı. Ama sanki biraz mahsunluk çöktü üzerime, bir de gülüşlerim sanki biraz azaldı. Sen olsaydın hemen anlardın.


Sen benim her şeyimdin. Arkadaşım, dostum, öğretmenin,talebem, sevdiğim...



Koşulsuz bir sevgiyle sevdim seni,bağlandım. Sen kim bilir belki de, uzakta bir kıtanın, uzak bir şehrindesin şimdi. Benimse içimde kocaman bir boşluk var. Hayır, üzülmüyorum, içimdeki boşlukta bir tek özlemin yankılanıyor. Hayır, sana anlatmak için yeni şeyler biriktirmiyorum içimde,çok istesen hikayeler uydururum. Ama hikayelerimden önce itiraflarım olucak. Kendimden bile gizlediğim duygularımın itirafları. Sana aşık olmaktan delice korktuğumu, sana bakarken içimin titrediğini. Daha pek çok, sırrımı anlatacağım sana.



Gerçi anlatmama gerek yok, sen zaten hepsinin çoktan farkındasın... Sen kim bilir, belki de uzak bir kıtanın,uzak bir şehrindesin şimdi.



Bense odamda senden uzak.Hayır beni merak etme,üzülmüyorum.Biliyorum, ikimizde yoktuk bu aşk başladığında ve çok iyi biliyorum, sonsuzluğa mahkum edildi bizim aşkımız. Dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum. Yalnızca biraz, biraz üşüyorum...

<- :: Sonraki Sayfa ->

Copyright © 2007 Rahmi KOÇ
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir.